Cumartesi, 10 Ekim 2026 · Lefkoşa

KAYITKIBRISKIBRIS'IN KAYDI✦✦KKTCKayıtKıbrıs

Gündem

AB'nin Kıbrıs sorununa dahil olması Rum tarafı için 'bumerang' oluyor

Kathimerini'nin haberine göre, Rum tarafının talep ettiği AB katılımı, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılması yönünde bir sürece dönüşüyor; Türkiye bu süreci doğrudan ticaret ve uçuşlar için araç olarak kullanmak istiyor.

AB'nin Kıbrıs sorununa dahil olması Rum tarafı için 'bumerang' oluyor

Yunan basınından Kathimerini gazetesi, Rum yönetiminin kendi tezleri doğrultusunda ısrarla talep ettiği Avrupa Birliği'nin Kıbrıs sorununa katılımının, beklenmedik bir şekilde Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılması yönünde ilerlediğini yazdı.

Gazeteye göre Türkiye, AB'nin sürece dahil olmasını, Avrupa Komisyonu'nun 2004 yılından bu yana dondurulmuş halde bekleyen doğrudan ticaret tüzüğü önerisini referans göstererek, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılması yönünde bir araç olarak kullanma stratejisi izliyor. Habere göre bu tüzük, Kıbrıs'ın kuzeyinin uluslararası alanda fiilen tanınmasının zeminini oluşturuyor.

Kathimerini, Ankara'nın bu tezlerin AB'nin Nisan 2004 tarihli, Kıbrıslı Türklerin izolasyonuna son verme kararlılığını içeren kararlarını öne çıkararak en üst siyasi düzeyde Brüksel'e iletildiğini aktardı. AB'nin Kıbrıs sorunu temsilcisi olarak atanan Raffaele Fitto'nun bu talebin taşıyıcısı haline geldiği, Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen'in de bu gelişmeden haberdar olduğu belirtildi.

BM Genel Sekreteri'nin tutumu

Haberde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in açıklamalarında da Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılmasına atıfta bulunduğu ve çok taraflı konferansın ilan edilmesi için izlenecek yönteme dair anlaşmayı ön koşul haline getirdiği ifade edildi. Bu durumun, yabancı diplomatik çevrelerde, Ankara'nın sürecin başarısızlıkla sonuçlanması halinde Kıbrıs Türk toplumunun geleceğinin güvence altına alınması talebini de içeren yeni bir şart olarak yorumlandığı kaydedildi.

Gazete, Ankara ve KKTC'nin bu tutumunun, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın ortaya koyduğu dört maddede yer aldığını belirtti. Buna göre uluslararası toplumdan, olası yeni bir başarısızlık halinde Kıbrıs Türk tarafının mevcut duruma geri dönmeyeceğine ve izolasyonunun kaldırılacağına dair güvence isteniyor.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin'in de Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis'i, Kıbrıs Türk tarafının müzakere masasına dönmesi için talep edilen doğrudan ticaret, direkt uçuşlar ve uluslararası toplumla doğrudan ilişki unsurlarını kabul etmeye teşvik ettiği aktarıldı.

2004'e uzanan geçmiş

Kathimerini'nin haberinde, Avrupa Komisyonu'nun 22 yıl önce, Rum tarafının Annan Planı'na hayır demesi ve ardından AB'ye üye olması üzerine attığı adımın bugünkü tartışmanın zeminini oluşturduğu belirtildi. O dönem Komisyon'un, KKTC ile AB arasında doğrudan ticaret ilişkisi kurulmasını önermesinin Rum tarafından tepki gördüğü hatırlatıldı. Gazete, bu önerinin AB Sözleşmesi'nin 133'üncü (bugünkü 207'nci) maddesine dayandırıldığını ve dönemin Komiseri Günter Verheugen'in önerisiyle kuzey Kıbrıs'ın üçüncü ülke statüsünde değerlendirilerek fiilen tanınmasına zemin hazırladığını yazdı.

Kıbrıs'ın kaydını kaçırma

Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.

İlgili Kayıtlar

Hasipoğlu, Kalecik Dolum Tesisleri taraflarını 12 Ekim'de toplantıya çağırdı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Kalecik Dolum Tesisleri'ndeki süreçte uzlaşı sağlanması için tarafları 12 Ekim Pazartesi günü saat 14.00'te Bakanlıkta yapılacak toplantıya davet etti. Hasipoğlu, tesislerde yapılan denetimlerde tespit edilen eksiklikler için uyarı yapıldığını ve Petrol-İş Sendikası'nın başlattığı uyarı grevlerinin takip edildiğini belirtti.

Hasipoğlu, Kalecik Dolum Tesisleri taraflarını 12 Ekim'de toplantıya çağırdı