Perşembe, 17 Eylül 2026 · Lefkoşa

KAYITKIBRISKIBRIS'IN KAYDIKKTCKayıtKıbrıs

Dünya

Araştırma: Avustralya'da sömürgeleştirme öncesi yerli nüfus çok daha fazlaydı

Yeni bir araştırmaya göre Avustralya'da sömürgeleştirme öncesi Aborjin ve Torres Strait Adalı nüfusu önceki tahminlerin çok üzerinde, yaklaşık 2,22 milyondu; bu nüfusun yüzde 93'ü sömürgeleştirmenin ilk 70 yılında hayatını kaybetti.

Araştırma: Avustralya'da sömürgeleştirme öncesi yerli nüfus çok daha fazlaydı

Avustralya'da yürütülen yeni bir araştırma, sömürgeleştirme öncesi Aborjin ve Torres Strait Adalı yerli nüfusunun daha önce tahmin edilenden çok daha yüksek olduğunu ortaya koydu. Avustralya Yayın Kuruluşu'nun (ABC) haberine göre bilim insanları, 1930'larda toplanan antropolojik verilere dayanan nüfus tahminlerini, bilgisayar modellemelerini, etnografik gözlemleri ile arkeolojik ve genetik verileri birlikte inceledi.

Önceki çalışmalarda 250 bin ile 1 milyon arasında olduğu belirtilen sömürgeleştirme öncesi yerli nüfusunun, aslında yaklaşık 2,22 milyon olabileceği hesaplandı. Araştırmacılar, 18. yüzyılın sonları ile 19. yüzyıl boyunca yaklaşık 2,06 milyon yerli Avustralyalının hastalıklar, katliamlar, yerinden edilme ve sömürgeleştirmeyle bağlantılı nedenlerle hayatını kaybetmiş olabileceğini belirtti. İlk İngiliz filosunun 1788'de Avustralya'ya ulaşmasından yaklaşık 70 yıl sonra, sömürgeleştirme öncesi nüfusun yalnızca yüzde 7'sinin hayatta kaldığı hesaplandı.

Araştırmaya göre Avustralya'nın yerli nüfusu 1950'lerden itibaren yeniden artış eğilimine girdi. Bu eğilimin sürmesi halinde sömürgeleştirme öncesi nüfus seviyesine ancak 2047'de ulaşılabileceği öngörüldü.

Araştırmanın yazarlarından Profesör Corey Bradshaw, önceki çalışmaların hem ölümcül hastalıkların hem de sınır bölgelerindeki şiddetin yerli nüfus üzerindeki etkisini düşük tahmin ettiğini aktardı. Bradshaw, yalnızca çiçek hastalığının sömürgeleştirmenin ilk 10 yılında ülkenin doğu kıyısında yaklaşık 220 bin yerli Avustralyalının ölümüne yol açmış olabileceğini kaydetti ve veri tabanlarında kayıt altına alınan katliamların yaşananların "yalnızca görünen kısmını" oluşturduğunu, sınır bölgelerindeki şiddetin büyük bölümünün kayıt altına alınmamış olabileceğini belirtti.

Sydney Teknoloji Üniversitesi'nden Profesör Larissa Behrendt, araştırma bulgularının "1788'den sonra yaşananların boyutunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini" ortaya koyduğunu söyledi. Çalışmanın sonuçları Nature Human Behaviour dergisinde yayımlandı.

Kıbrıs'ın kaydını kaçırma

Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.

KonularAvustralya

İlgili Kayıtlar