CTP'li Solyalı: Cezaevi Müdürü'nün af yetkisiyle 110 mahkum tahliye edildi
CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Müdürü'ne hapis cezalarının üçte birine kadarını bağışlama yetkisi tanıyan tüzük değişikliğinin geri çekilmesini değerlendirerek, bu yetkiyle cinsel saldırı ve insan kaçakçılığı suçlarını da kapsayan 110 mahkumun tahliye edildiğini açıkladı.

CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cezaevi Müdürü'ne mahkemelerin verdiği hapis cezalarının üçte birine kadarını bağışlama yetkisi tanıyan tüzük değişikliğinin geri çekilmesini değerlendirdi.
Solyalı, CTP olarak bu düzenlemeye karşı Anayasa Mahkemesi'nde dava açtıklarını, hükümetin ise tüzük değişikliğini ara emri duruşmasının yapılacağı gün geri çektiğini belirtti. Solyalı, bu şekilde hukuka aykırı bulunan düzenlemenin mahkeme tarafından incelenip karara bağlanmasının önüne geçildiğini savundu.
Tüzüğün geri çekilmesinin de hukuki belirsizlik yarattığını söyleyen Solyalı, önceki düzenlemeye dayanılarak yapılan işlemlerin saklı tutulduğunu ancak yeni uygulamalar bakımından hangi hükümlerin yürürlükte olduğunun belirsiz kaldığını kaydetti. Eski uygulamanın idari baskıyla sürdürülmeye çalışılmasının kaygı verici olduğunu belirterek, yürürlükte olmayan bir düzenlemenin idari talimatla uygulanamayacağını vurguladı.
110 mahkum tahliye edildi
Solyalı, Cezaevi Müdürü'nün cezanın üçte birini bağışlama yetkisini kullanmasıyla bugüne kadar cinsel saldırı ve insan kaçakçılığı suçları da dahil olmak üzere 110 mahkumun tahliye edildiğini açıkladı. Sorunun yalnızca ceza indirimi olmadığını belirten Solyalı, mahkeme kararlarının sonuçlarını siyasi idarenin takdirine bırakan anlayışın hukuk güvenliğini ve kuvvetler ayrılığını zedelediğini ifade etti.
"Yeni Ceza İnfaz Yasası hazırlayacağız"
CTP olarak çağdaş, bütünlüklü ve Anayasa'ya uygun bir Ceza İnfaz Yasası hazırlayacaklarını söyleyen Solyalı, ceza infazının yalnızca cezalandırma amacı taşımaması gerektiğini belirtti. İyi hal gösteren ve yeniden topluma kazandırılmaya hazır hükümlülerin gerekli koşullarda daha erken özgürlüğüne kavuşmasının çağdaş ceza adaletinin gereği olduğunu kaydeden Solyalı, ancak bu kararların siyasi atamayla göreve gelen tek bir kişinin takdirine bırakılamayacağını söyledi.
Solyalı, suçun niteliği, mağdurun hakları, kamu yararı, toplum güvenliği ve hükümlünün topluma uyumunun birlikte değerlendirileceği; objektif ölçütlere, kurumsal değerlendirmeye ve yargısal güvencelere dayalı bir sistem kuracaklarını belirtti.
Şartlı Tahliye Tüzüğü'nün dokuz kez değiştirilmesine de tepki gösteren Solyalı, günübirlik kararlar yerine kalıcı ve güven veren bir hukuk düzeni oluşturacaklarını belirterek, "Adalet, ne siyasi makamların keyfine bırakılabilir ne de yalnızca cezalandırmaya indirgenebilir" dedi.
Kıbrıs'ın kaydını kaçırma
Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.
İlgili Kayıtlar
CTP Milletvekili Solyalı: Pazartesi Meclis'in toplanması zorunludur
CTP Milletvekili Ürün Solyalı, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu'nun nisap sağlanamadığı için toplanamamasını eleştirerek pazartesi toplanmasının zorunlu olduğunu söyledi. Solyalı ayrıca seçmen sayısındaki artışla ilgili İçişleri Bakanlığı ve Başbakanlıktan açıklama beklediklerini belirtti.

CTP Milletvekili Solyalı: Nüfus sayılacak, vatandaşlığa yıllık kota getirilecek
CTP Milletvekili ve milletvekili adayı Ürün Solyalı, yeni dönemde nüfus sayımı yapılacağını, Birleşik Nüfus Veri Sistemi kurulacağını ve vatandaşlıkların yıllık kotaya bağlanacağını açıkladı. Solyalı ayrıca ülkeye girişlerde risk analizi yapacak dijital bir ön filtre sistemi öngördüklerini söyledi.

Jale Refik Rogers: İlaç takip sistemi yıllardır hayata geçirilmedi
CTP milletvekili adayı Jale Refik Rogers, Sağlık Bakanı'na çağrıda bulunmasına rağmen ilaç takip sisteminin yıllardır kurulmadığını savundu. Rogers ayrıca cezaevi koşullarını ve sosyal hizmetlerdeki eksiklikleri eleştirdi.

CTP'li Solyalı: Devlet imkânları herkesin yaşamı için kullanılmalı
CTP Milletvekili Ürün Solyalı, dünyada yükselen toplumsal taleplere dikkat çekerek Kuzey Kıbrıs'ta da benzer sorunlar yaşandığını belirtti ve devlet imkânlarının birkaç kişinin değil herkesin yaşamını iyileştirmek için kullanılması gerektiğini söyledi.
