Cuma, 28 Ağustos 2026 · Lefkoşa

KAYITKIBRISKIBRIS'IN KAYDIKKTCKayıtKıbrıs
Piyasa
USD48,13EUR56,06GBP65,48Gram Altın7.125,73 ₺Ons Altın4.593,93 $Brent Petrol87,53 $Bitcoin79.403 $Ethereum2.499 $
Nöbetçi Eczane
LefkoşaÇAĞIN KORKMAZER ECZANESİ(0392) 228 09 09LefkoşaÇELER ECZANESİ(0392) 225 75 05LefkoşaSEVGİ KARABEKİR ECZANESİ(0533) 820 72 84GirnePINAR KEKLİK ECZANESİ(0533) 857 54 94GirneRIZKI 2 ECZANESİ(0392) 824 56 06GirneZİYA SENCER ECZANESİ(0533) 826 51 91GazimağusaGÖKCEN İLKTAÇ ECZANESİ(0392) 365 68 20GazimağusaRANA YONTAR ECZANESİ(0392) 366 19 19GüzelyurtRESMİYE ESE ECZANESİ(0392) 714 45 18İskeleERDEM SURURİ ECZANESİ(0548) 844 12 78LefkeDİLAN PUL ECZANESİ(0392) 723 73 33KarpazBESİM SEVİNDİK ECZANESİ(0533) 855 72 12KarpazOLGUN KAHYAOĞLU ECZANESİ(0533) 849 99 46

Gündem

Maviş: "Kıbrıslı Türkler yok sayılamaz, dünyadan koparılamaz"

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Sekreteri Burak Maviş, ELAM öncülüğünde yürütüldüğünü belirttiği girişimlerle Kıbrıslı Türklerin spor, kültür ve sanat alanında dünyayla bağının kesilmeye çalışıldığını söyledi.

Maviş: "Kıbrıslı Türkler yok sayılamaz, dünyadan koparılamaz"
Görsel: TAK

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Kıbrıslı Türk toplumunun sendikaları, belediyeleri, eğitim kurumları, spor kulüpleri, sanatçıları ve sivil toplum örgütleriyle var olduğunu, yok sayılamayacağını, dünyadan koparılamayacağını ve topluca cezalandırılamayacağını söyledi.

Yazılı açıklama yapan Maviş, Kıbrıs sorununda nihai çözüme kadar Kıbrıslı Türklerin spor, kültür, sanat ve eğitim alanlarında dünyayla doğrudan bağ kurmasını sağlayacak somut adımların atılması gerektiğini belirtti ve KTÖS'ün bu yönde her türlü yapıcı sorumluluğu üstlenmeye hazır olduğunu ifade etti.

İptal edilen etkinliklere dikkat çekti

Maviş, son haftalarda ELAM öncülüğünde yürütülen siyasi ve diplomatik girişimler sonucunda Girne'de düzenlenmesi planlanan NEXUS Müzik Festivali ile çocuklara yönelik Barcelona futbol kampının iptal edildiğini, Zamna Festivali, halk dansları etkinlikleri, üniversitelerin uluslararası sıralamalardaki yeri ve yabancı siyasetçilerin Kıbrıslı Türklerle temaslarının da hedef alındığını kaydetti.

ELAM'ın bu siyaseti "Hoşgörü bitti!" sözleriyle ilan ettiğini, iptalleri ise birer "zafer" olarak sunduğunu belirten Maviş, meselenin yalnızca ELAM'ın açıklamalarından ibaret olmadığını, Rum Yönetimi'nin diplomatik olanaklarının, Rum Futbol Federasyonu'nun, Avrupa Parlamentosu'ndaki bazı temsilcilerin ve farklı siyasi çevrelerin de bu girişimlere dahil olduğunu söyledi.

"Müziğin, sanatın, kültürün ve çocukların spor yapmasının engellenmesinden bir zafer çıkmaz. Buradan çıkacak tek sonuç, toplumlar arasındaki güvensizliğin büyümesi ve Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünün daha da derinleşmesidir" dedi.

"Görüşmek, varlığı kabul etmektir"

Bir devletin tanınması ile bir toplumun çocukları, gençleri, sanatçıları, sporcuları, sendikaları, üniversiteleri ve sivil toplum örgütleriyle ilişki kurulmasının aynı şey olmadığını belirten Maviş, "Kıbrıslı Türklerle görüşmek, onların varlığını ve sesini kabul etmektir" ifadesini kullandı.

AB vatandaşları ile gerekli seyahat belgelerine sahip üçüncü ülke vatandaşlarının Yeşil Hat üzerinden milyonlarca kez kuzeye geçip günlük yaşama katıldığını, buna karşılık aynı insanların bir konser, kültür festivali veya spor kampı aracılığıyla Kıbrıslı Türklerle buluşmasının "normalleşme" gerekçesiyle engellendiğini söyledi.

1960 Cumhuriyeti'ne atıf

1960 Cumhuriyeti'nin iki toplumun anayasal ortaklığı temelinde kurulduğuna dikkat çeken Maviş, Kıbrıslı Türklerin bu devletin kurucu ortaklarından biri olduğunu, buna rağmen Kıbrıslı Rum siyasi elitlerinin Cumhuriyeti tek toplumun mülkü olarak kullandığını, BM ve AB üyeliğinin sağladığı gücün Kıbrıslı Türkleri cezalandırmanın ve dünyadan koparmanın aracı haline getirildiğini ifade etti.

1963 sonrası yaklaşık 30 bin Kıbrıslı Türkün evinden olduğunu ve adanın yalnızca yüzde 3'üne karşılık gelen enklavlarda yaşamaya zorlandığını hatırlatan Maviş, BM Genel Sekreteri U Thant'ın 1964 yılında yayınladığı raporda bu kısıtlamaların "gerçek bir kuşatma" düzeyine ulaştığını not düştüğünü, ancak 2026 yılına gelindiğinde Kıbrıslı Türkleri topluca cezalandırarak siyasi sonuca zorlama anlayışının sürdüğünü belirtti.

Türkiye'nin KKTC'yi tanıdığını söylediğini ancak tanınmanın Kıbrıslı Türkleri dünyayla buluşturacak gerekleri yerine getirmediğini, Kıbrıslı Rum liderliğinin ise federal çözüm istediğini söylediğini fakat uluslararası gücünü Kıbrıslı Türkleri tecrit etmek için kullandığını savunan Maviş, "Ucu açık, takvimsiz, sonuç üretmeyen ve her başarısızlığın bedelini yalnızca Kıbrıslı Türklere ödeten süreçler artık kabul edilemezdir" dedi.

Maviş, Kıbrıslı Türklerin ayrılıkçılığa teslim olmadan, eşitliğinden ve dünyayla doğrudan bağ kurma hakkından vazgeçmeden mücadelesini sürdüreceğini kaydetti.

Kıbrıs'ın kaydını kaçırma

Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.

Kaynak: TAK. Metin KayıtKıbrıs tarafından yeniden yazılmıştır.

İlgili Kayıtlar

Reklam

Bu alan markanız için ayrıldı — reklam@kayitkibris.com