Çarşamba, 16 Eylül 2026 · Lefkoşa

KAYITKIBRISKIBRIS'IN KAYDIKKTCKayıtKıbrıs

Gündem

Özer Kanlı: Erhürman’ın Kıbrıs açıklamaları hatalı

Gazeteci-yazar Özer Kanlı, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Kıbrıs sorunuyla ilgili son açıklamalarını eleştirdi ve çözüm sürecinde önceliğin KKTC’nin egemenliği ile eşit uluslararası statüsüne verilmesi gerektiğini savundu.

Özer Kanlı: Erhürman’ın Kıbrıs açıklamaları hatalı

Gazeteci-yazar Özer Kanlı, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Kıbrıs sorununa ilişkin son açıklamalarını değerlendirerek eleştirdi.

Kanlı, Erhürman’ın ortaya koyduğu tabloyla Kıbrıs’taki gerçeklik arasında ciddi bir mesafe bulunduğunu belirtti. Erhürman’ın “umutluyum” sözlerine karşılık, Kıbrıs meselesinde artık yalnızca umudun yetmediğini, gerçeklerin görülmesi gerektiğini söyledi.

Erhürman’ın BM Genel Sekreteri’nin öne çıkardığı yedi başlıkta ilerlemeye hazır olunduğunu ifade etmesine değinen Kanlı, geçiş kapıları, mayın temizliği, karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlığı, spor, afetlere ortak müdahale ve düzensiz göçle mücadele gibi konuların Kıbrıs sorununun esasını oluşturmadığını savundu. Kanlı’ya göre asıl mesele egemenliktir; Kıbrıs Türk halkının kendi devletinin sahibi olarak mı, yoksa 1960 Cumhuriyeti’nin devamı sayılan bir yapı içindeki bir toplum olarak mı görüleceğidir.

Kanlı, aradan geçen yaklaşık on bir ayda güven artırıcı önlemlerde altı başlıkta tamamlanma noktasına gelindiğinin söylenmesine karşın bunun Kıbrıs sorununun esasına ilişkin bir ilerleme sağladığını düşünmediğini kaydetti. Rum tarafının, Kıbrıs Türk tarafının attığı her adımı “statü yükseltme” gerekçesiyle sorguladığını, Erhürman’ın da Rum tarafının futbol, kültür ve afet işbirliği gibi alanlarda “zımni tanınma” endişesi taşımasını eleştirdiğini anımsattı.

Türkiye’nin resmi politikasının, Kıbrıs’ta yeni bir sürecin başlaması için Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün teyit edilmesini şart koştuğunu belirten Kanlı, Erhürman’ın dönüşümlü başkanlık ve siyasi eşitliği “pazarlık konusu olmayan” unsurlar olarak sunmasını ise çelişkili buldu; Rum tarafının bu unsurları ve KKTC’nin egemen statüsünü zaten kabul etmediğini vurguladı.

Rum lider Nikos Hristodulidis’in “Crans-Montana’da kaldığımız yerden devam edelim” yaklaşımını da sorguladı; o sürecin sonuç vermediğini, aynı anlayışla aynı masaya oturmanın geçmişteki hayal kırıklıklarının tekrarı riskini taşıdığını söyledi. Erhürman’ın önerdiği “önce güven artırıcı önlemler, sonra metodoloji, ardından özlü müzakereler” sırasına karşılık, müzakerenin hedeflediği siyasi yapının açıkça tanımlanması gerektiğini ifade etti.

Kanlı, Erhürman’ın “siyasi eşitlik al-ver konusu değildir” sözüne karşılık, Rum tarafının siyasi eşitlikten egemenliğin ortak bir federal devlet çatısı altında paylaşılmasını anladığını, Kıbrıs Türk tarafının ise bunu iki devlet temelinde değerlendirdiğini belirtti; bu nedenle yalnızca “siyasi eşitlik” demenin yetmediğini, hangi siyasi yapı içinde gerçekleşeceğinin söylenmesi gerektiğini savundu.

Kanlı’ya göre Rum tarafı, KKTC’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak her gelişmeyi tanıma tehdidi olarak görüyor; bunun nedeni kendisini adanın tek meşru devleti, Kıbrıs Türk tarafını da o devletin toplumu olarak görmesidir. Türkiye’nin resmi politikasında çözüm zemininin iki devletin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü üzerinden tarif edildiğini yineledi.

Açıklamasının sonunda Kanlı, Cumhurbaşkanı’na düşenin umut dağıtmak değil, KKTC’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün teyidini masaya koymak olduğunu söyledi ve “Gerisi, ne kadar güzel cümlelerle anlatılırsa anlatılsın, martavaldır” dedi.

Kıbrıs'ın kaydını kaçırma

Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.

İlgili Kayıtlar