Salı, 15 Eylül 2026 · Lefkoşa

KAYITKIBRISKIBRIS'IN KAYDIKKTCKayıtKıbrıs

Dünya

Prof. Dr. Köprülü: Mekke Anlaşması bölgesel caydırıcılık taşıyor

Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nur Köprülü, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Anlaşması'nın İsrail'e doğrudan askeri tehdit oluşturmadığını ancak bölgesel caydırıcılık unsuru taşıdığını söyledi.

Prof. Dr. Köprülü: Mekke Anlaşması bölgesel caydırıcılık taşıyor

Yakın Doğu Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nur Köprülü, KIBRIS TV'de Elif Şen Çatal'ın sunduğu Gün Ortası programına konuk oldu.

Köprülü, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması'nın doğrudan İsrail'e karşı kurulmuş bir askeri ittifak olarak okunmaması gerektiğini, ancak anlaşmanın bölgesel caydırıcılık unsuru taşıdığını söyledi. Köprülü, "Türkiye NATO üyesi ve savunma sanayisinde çok güçlü, Pakistan'ın nükleer gücü, Suudi Arabistan'ın finansal ve ekonomik gücü var" dedi.

Köprülü, küresel güçlerin özellikle ABD'nin bölgedeki nüfuz alanının daraldığını, bölgesel aktörlerin ise daha fazla zemin kazandığı bir Orta Doğu tablosu bulunduğunu belirtti. Anlaşmanın doğrudan ABD destekli bir yapı olduğu görüşüne katılmadığını ifade eden Köprülü, Mekke Anlaşması'nın geçmişteki güvenlik paktlarıyla aynı çerçevede değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.

Farklı üç güç, tek denklem

Mekke Anlaşması'nı dikkat çekici kılan unsurun üç ülkenin farklı alanlardaki güç kapasitelerini aynı denklemde buluşturması olduğunu belirten Köprülü, Türkiye'nin NATO üyeliği ve savunma sanayisindeki gücüne, Pakistan'ın nükleer kapasitesine, Suudi Arabistan'ın finansal ve ekonomik gücüne işaret etti. Anlaşmanın gelecekte başka ülkeleri kapsayıp kapsamayacağının zaman içinde görüleceğini söyledi.

Körfez ülkelerinin güvenlik politikalarında yeni arayışlara yöneldiğini belirten Köprülü, İran, Husiler ve bölgedeki diğer tehditlerin bu arayışta etkili olduğunu, Mekke Anlaşması'nın da bu arayışın bir parçası olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Anlaşmanın İsrail'e doğrudan tehdit oluşturmasa da İsrail'in yayılmacı politikalarına karşı caydırıcılık unsuru taşıyabileceğini söyledi.

Türkiye'nin bölgesel ağırlığı

Türkiye'nin Orta Doğu'daki ağırlığının son dönemde arttığını belirten Köprülü, Ankara'nın NATO üyeliği, savunma sanayisindeki kapasitesi ve Suriye'deki etkinliğinin Türkiye'yi bölgenin en önemli aktörlerinden biri haline getirdiğini söyledi. Türkiye'nin Körfez ülkeleriyle geliştirdiği ilişkiler ve Pakistan'la güvenlik alanındaki iş birliğinin bu tabloyu güçlendirdiğini, Orta Doğu'daki ittifak haritasının değiştiğini ifade etti.

Türkiye ile Mısır ilişkilerindeki değişime de değinen Köprülü, iki ülkenin özellikle Doğu Akdeniz'de rekabetten iş birliğine doğru ilerlediğini, bu gelişmenin Ankara'nın bölgesel ağırlığını artıran unsurlardan biri olduğunu söyledi.

Türkiye ile İsrail arasındaki rekabetin artık yalnızca Filistin meselesi üzerinden okunamayacağını belirten Köprülü, Suriye ve Doğu Akdeniz'in de iki ülke arasında önemli rekabet alanlarına dönüştüğünü söyledi. İsrail'in daha zayıf ve askeri kapasitesi sınırlı bir Suriye istediğini, Türkiye'nin ise daha güçlü ve istikrarlı bir Suriye oluşumunu desteklediğini belirtti.

Köprülü, tüm bu gelişmelerin Orta Doğu'da yeni bir güç dengesi oluştuğuna işaret ettiğini, önümüzdeki dönemde bölgesel ittifakların daha da şekilleneceğini ve Türkiye'nin bu denklemdeki ağırlığının artmaya devam edeceğini söyledi.

Kıbrıs'ın kaydını kaçırma

Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.

İlgili Kayıtlar