Pazar, 18 Ekim 2026 · Lefkoşa

KAYITKIBRISKIBRIS'IN KAYDI✦✦KKTCKayıtKıbrıs

Sağlık

Uzman Dr. Bozgeyik: 'Her sakarlık dispraksi değildir'

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kasım Bozgeyik, 12-18 Ekim Dispraksi Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, çocuklardaki sürekli beceriksizlik belirtilerinin dispraksinin habercisi olabileceğini belirtti. Bozgeyik, ailelere çocukları 'tembel' veya 'beceriksiz' gibi ifadelerle yaftalamamaları uyarısında bulundu.

Uzman Dr. Bozgeyik: 'Her sakarlık dispraksi değildir'

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kasım Bozgeyik, 12-18 Ekim Dispraksi Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, çocuklarda görülen sakarlığın her zaman dispraksi anlamına gelmediğini ancak süreklilik gösteren ve günlük yaşamı etkileyen zorlanmaların değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bozgeyik, dispraksinin tıbbi adıyla 'gelişimsel koordinasyon bozukluğu' olarak adlandırıldığını ve çocuğun hareketleri öğrenme, planlama ve koordineli yapma becerisini etkileyen nörogelişimsel bir durum olduğunu belirtti. Bu durumun zekâyla ilgisi bulunmadığını vurguladı.

"Günlük hayatı etkiliyorsa üzerinde durulmalı"

Çocukların yaşıtlarına göre çok daha sık düşmesi, eşyalara çarpması; top yakalama, kalem ve makas kullanma, düğme ilikleme veya ayakkabı bağlama gibi becerilerde sürekli zorlanması durumunda bunun değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Bozgeyik, sakarlığın çocuğun günlük hayatını etkilemeye başladığı noktada üzerinde durulması gerektiğini kaydetti.

Dispraksinin okul hayatında da düzensiz yazı, yazmada yavaşlık, makas veya cetvel kullanmada güçlük gibi belirtilerle kendini gösterebileceğini belirten Bozgeyik, beden eğitimi ve arkadaşlarla oynanan oyunların önemine dikkat çekti. Çocuğun top yakalayamadığı ya da hareketleri arkadaşları kadar rahat yapamadığı için zamanla oyunlardan uzaklaşabileceğini, bu durumun özgüveni ve sosyal hayatı etkileyebileceğini söyledi.

Tanı ve destek süreci

Dispraksi tanısının tek bir kan testi veya görüntüleme yöntemiyle konulmadığını belirten Bozgeyik, tanı sürecinde çocuğun gelişim öyküsüne, motor becerilerine ve yaşadığı güçlüklerin günlük hayatını ne kadar etkilediğine birlikte bakıldığını anlattı. Süreçte çocuk hekimi, gelişimsel pediatri, ergoterapi ve fizyoterapi gibi alanlardan, ihtiyaç halinde çocuk nörolojisi, psikoloji ve eğitim uzmanlarından destek alınabileceğini belirtti.

Ergoterapideki amacın çocuğun günlük hayatta zorlandığı becerileri daha rahat ve bağımsız yapabilmesini sağlamak olduğunu söyleyen Bozgeyik, ayakkabı bağlama, yazı yazma, giyinme veya makas kullanma gibi becerilerin küçük basamaklara ayrılarak çalışılabileceğini kaydetti. Ailelere, çocuğun yapamadığı işi hemen onun yerine yapmak yerine zaman tanımalarını, görevi küçük adımlara bölmelerini, kısa tekrarlar yapmalarını ve çocuğun çabasını desteklemelerini önerdi.

"Çocuğu yaftalamayın"

Bozgeyik, çocukları 'tembel', 'dikkatsiz' veya 'beceriksiz' gibi ifadelerle tanımlamanın özgüvenlerini olumsuz etkileyebileceğini vurguladı. "Neden yapamıyorsun?" yerine "Bunu senin için nasıl kolaylaştırabiliriz?" diye sormanın daha değerli olduğunu belirten Bozgeyik, dispraksinin bir çocuğun zekâsını veya gelecekte neler başarabileceğini belirlemediğinin altını çizdi.

Kıbrıs'ın kaydını kaçırma

Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.

İlgili Kayıtlar