Basın-Sen: Devlet kadınları öldürülmeden önce korumalı
Basın Emekçileri Sendikası, kısa süre içinde iki kadının erkek şiddeti sonucu öldürülmesi üzerine açıklama yaparak devletin koruma görevini hatırlattı.

Basın Emekçileri Sendikası (Basın-Sen), Kıbrıs'ın kuzeyinde beş gün içinde iki kadının erkek şiddeti sonucu yaşamını yitirmesi üzerine açıklama yaptı.
Sendika, kadın cinayetlerinin "aile meselesi", "kıskançlık" veya "münferit olay" olarak sunulmasını reddederek "Kadın cinayetleri politiktir" vurgusu yaptı. Açıklamada, kadınları ekonomik bağımlılığa ve güvencesizliğe mahkum eden, şiddet karşısında yalnız bırakan düzenin kadın cinayetlerinin toplumsal zeminini büyüttüğü savunuldu.
Ekonomik bağımsızlık çağrısı
Basın-Sen, kadınların güvenceli işlere ve insanca ücretlere erişiminin sağlanması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, sosyal güvence ve kamusal bakım hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Sendika, ekonomik bağımsızlığı güçlendirecek politikalar hayata geçirilmeden kadın özgürlüğünden söz edilemeyeceğini kaydetti.
Devletin temel görevinin kadınları öldürülmeden önce korumak olduğunu belirten sendika, şiddet başvurularının "aile meselesi" denilerek geçiştirilemeyeceğini vurguladı. Her başvurunun ciddiyetle ele alınması gerektiğine işaret eden Basın-Sen, kadınların ihtiyaç duyduğu anda ulaşabileceği kamusal sosyal hizmetlerin ve güvenli barınma olanaklarının ülkenin her bölgesinde erişilebilir hale getirilmesini istedi. Açıklamada ayrıca, kadınların yaşamını ve güvenliğini koruma görevini ihmal eden kamu görevlileri hakkında etkili soruşturma yürütülmesi ve ihmali bulunanların hesap vermesi gerektiği belirtildi.
Kadınlar üzerindeki bakım yükünün aileye ve özellikle kadınlara bırakılamayacağını ifade eden sendika, çocuk, yaşlı ve engelli bakım hizmetlerinin kamusal bir sorumluluk olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.
Habercilik dili eleştirisi
Basın emekçilerine sorumluluk çağrısı yapan sendika, kadın cinayetlerinin yalnızca haberleştirilmesinin yeterli olmadığını belirtti. "Haberin dili de politiktir" denilen açıklamada, failleri merkeze alan, cinayetleri magazinleştiren, kadınları suçlayan ve özel hayatlarını teşhir eden yayıncılık anlayışı eleştirildi.
Basın özgürlüğünün kadınların yaşam hakkını ve onurunu çiğneme özgürlüğü olmadığı vurgulanan açıklamada, medya kuruluşlarının kadın cinayetlerini sansasyonel başlıklarla ve failin gerekçelerini öne çıkararak sunmaması gerektiği ifade edildi. Sendika, kadın cinayetlerinin erkek şiddetinin toplumsal ve politik boyutu görünür kılınarak haberleştirilmesi çağrısında bulundu.
Açıklamanın sonunda Basın-Sen, "Failden değil, yaşam hakkından. Sermayeden değil, emekten. Erkek egemenliğinden değil, kadınların özgürlüğünden yanayız" ifadelerini kullandı.
Kıbrıs'ın kaydını kaçırma
Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.
İlgili Kayıtlar
Ecrin Bulut: Kadın cinayeti nedir?
Köşe yazısında kadın cinayeti kavramı feminist teoriler üzerinden tartışılıyor; 13 Eylül'de Alayköy'de eşi tarafından öldürülen Rukiye Tunçer ile 7 Eylül'de eşi tarafından öldürülen Saliha Özkol anılıyor.

Çalışma grubu: Kadın cinayetleri kader değil, önlenebilir
Kıbrıs Travma, Afet ve Kriz Çalışma Grubu, bir kadının daha öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada kadın cinayetlerinin bireysel nedenlerle açıklanamayacağını belirterek kadınları koruyacak sürdürülebilir mekanizmalar kurulması çağrısında bulundu.

Holguín, yeni ABD Büyükelçisi ile Kıbrıs sürecini görüştü
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguín, yeni ABD Büyükelçisi ile bir araya geldi; ABD Büyükelçiliği görüşmede Kıbrıs sorununa ilişkin çözüm pozisyonunu yineledi.

Arıklı: İspanya'da 69 kişi hayatını kaybetti, bakan yerinde kaldı
YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı, Filo Jet faciası sonrası bakanlıktan alınmasına tepki göstererek İspanya'da 69 kişinin öldüğü tren kazasından sonra ulaştırma bakanının görevde kaldığını hatırlattı.
