“Bir bakan kaç kere yanılabilir ve yanıltabilir?” DAÜ'de VYK krizinin 15 günü
Bakanlar Kurulu'nun DAÜ VYK Başkanı Şemi Bora'nın görevden alınmasını önermesiyle başlayan kriz; Bakan Nazım Çavuşoğlu, sendikalar, Bora ve Rektörlük arasındaki karşılıklı açıklamalarla büyüdü. Son söz Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'da.

Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde (DAÜ) Vakıf Yöneticiler Kurulu (VYK) Başkanı Şemi Bora'nın görevden alınması önerisiyle başlayan kriz, iki haftadır Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, sendikalar, Bora ve Rektörlük arasındaki karşılıklı açıklamalarla büyüyor. Atama yetkisi Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'da.
16 Eylül'de Resmî Gazete'de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla, Bora'nın "çalışma işleyişi, düzeni, iş birliği ve koordinasyonun sağlanmasında aksaklık yaşandığı" gerekçesiyle görevden alınması ve yerine VYK Üyesi Anıl İmre'nin Başkan olarak atanması Cumhurbaşkanı'na önerildi. Kararda VYK Üyesi Turan Büyükyılmaz'ın yerine de Hasan Esen'in atanması önerildi.
Erhürman ertesi gün, yaklaşık 7 ay önce VYK yeniden oluşturulurken hükümetten gelen önerileri üç kez geri gönderdiklerini, sonunda üniversitenin selameti için kabul ettiklerini hatırlattı. Yeni önerileri yalnızca hukuki açıdan değil, liyakat açısından da değerlendireceklerini söyleyen Erhürman, yedi ay önce oluşturulan bir yapının yeniden değiştirilmesinin olağan karşılanacak bir durum olmadığını belirtti.
Aynı gün DAÜ-SEN, seçim yasaklarının başlamasına kısa süre kala gelen görevden alma isteminin ciddi soru işaretleri yarattığını açıkladı. CTP Milletvekili Erkut Şahali de DAÜ'nün "seçim karargâhı" ya da "istihdam ofisi" olmadığını söyledi.
Bakan Çavuşoğlu 18 Eylül'de, DAÜ-SEN'in seçim öncesi münhal ve istihdam talebi bulunduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve manipülasyon amaçlı olduğunu söyledi. "Açık ve net söylüyorum; DAÜ'de seçim öncesi yeni münhal açılması ya da istihdam yapılması yönünde herhangi bir talep olmamıştır ve bizim de herhangi bir talebimiz yoktur" diyen Çavuşoğlu, 3 yıldır üniversiteye istihdam yapılmadığını belirtti. Sendikadan münhal ve istihdam talebi olduysa isimleri açıklamasını isteyen Bakan, DAÜ varlıklarının kişi ya da çevrelere yönlendirildiği iddiası için de "isim isim ortaya koysunlar. Aksi halde kendilerinden özür bekliyoruz" dedi.
Bora ise son üç VYK toplantısının (29 Temmuz, 12 Ağustos ve 28 Ağustos) bazı üyelerin taleplerinin kabul edilmemesinin ardından toplantıları terk etmesi nedeniyle nisap sağlanamadığı için yapılamadığını öne sürdü. Bora, hükümetin yerine Başkan olarak önerdiği Anıl İmre ile VYK Üyesi Lütfü Oflaz'ın görevden alınması için Cumhurbaşkanı'na ve Eğitim Bakanı'na yazı gönderdiğini açıkladı.
Bora'nın bu açıklamayı üniversite çalışanlarına toplu e-postayla iletmesi engellendi; DAÜ-SEN de üyelerine e-posta gönderemediğini duyurdu. DAÜ Rektörlüğü, kurumsal toplu iletişim sisteminin "kişisel açıklamaların serbestçe dağıtıldığı genel bir yayın mecrası" olmadığını, tutumunun ifade özgürlüğünü kısıtlamak değil kurumsal tarafsızlığı korumak olduğunu açıkladı.
DAÜ-SEN 22 Eylül'de, İstişare ve Eşgüdüm Komisyonu'nun 17 Eylül toplantısı için 16 Eylül'de dağıtılan gündemde "Münhal taleplerinin görüşülmesi" ve "Uluslararası Tanıtım Ofisi'ne bir istihdam talebi" maddelerinin yer aldığını, 20 Eylül'de dağıtılan yeni gündemde ise bu iki maddenin bulunmadığını açıkladı. Sendika Bakan'a, "Madem herhangi bir münhal veya istihdam talebi yoktur, bu iki madde neden ilk gündemde yer almaktadır ve neden daha sonra gündemden çıkarılmıştır?" diye sordu.
DAÜ-SEN ertesi gün, Çavuşoğlu'nun 7 ay önce önerdiği Bora'nın bugün aynı Bakan tarafından sorunun kaynağı olarak gösterildiğini belirtti. Sendika, "Bir Bakanın VYK üyelerini görevden alıp yenilerini atarken kaç kere hatalı öneri yapıp yanılma ve yanıltma hakkı vardır?" diye sordu. Açıklamada sorunun, Bakan'ın "kendisini Anayasa'nın, yasaların, tüzüklerin, protokolün ve her türlü mevzuatın üstünde görmesi" olduğu savunuldu.
Tartışmanın diğer tarafında DAÜ Personel Sendikası (DAÜ Per-Sen), 28 Eylül'de Bora'yı "DAÜ'nün daha fazla kurumsal ve idari zarar görmemesi adına" istifaya, Erhürman'ı da görevden alma önerisini değerlendirip süreci uzatmamaya çağırdı. Sendika, Bora'nın 25 Eylül'deki açıklamasındaki iddiaların birçoğunun gerçekleri yansıtmadığını; kesintilerin geri ödenmesi ve zaruri münhaller gibi protokol ve toplu iş sözleşmesi konularını uzun süre gündeme almadığını savundu.
Cumhurbaşkanlığı'nın Bakanlar Kurulu önerisine ilişkin kararı henüz açıklanmadı.
Kıbrıs'ın kaydını kaçırma
Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.
İlgili Kayıtlar
Kuzey Kıbrıs'ta trafik soldan akıyor
Kuzey Kıbrıs'ta araç kullanacaklar için önemli bir ayrıntı: adada trafik, Türkiye'nin aksine yolun solundan akıyor.

DP Genel Sekreteri Akpınar: "Girne Hastanesi'nde GAÜ protokolü görmezden gelinemez"
DP Genel Sekreteri ve Girne Milletvekili Serhat Akpınar, yeni Girne Hastanesi Projesi'nde Girne Amerikan Üniversitesi'nin katkısının görünmez bırakıldığını belirterek, GAÜ ile imzalanan protokolün görmezden gelinemeyeceğini söyledi.

Emekliye 40 bin TL ayrılığı: Hasipoğlu “vereceğiz”, Taçoy “doğru bir uygulama değil”
Sosyal Sigorta emeklilerine kasımda yapılacak 40 bin TL'lik ödeme, hükümette iki bakanı karşı karşıya getirdi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu ödemeden geri adım atmazken, Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy karşı olduğunu açıkladı.

Makina Mühendisleri Odası: Araç ithalatçıları tasarısı mevcut haliyle yasalaşmamalı
Makina Mühendisleri Odası, Motorlu Araç Satıcıları ve İthalatçıları Birliği Yasa Tasarısı'nın trafikte can kayıplarını önlemeye yönelik acil ihtiyaca cevap vermediğini belirterek tasarının bu haliyle geçmemesi için girişimde bulunacağını açıkladı.
