Cumartesi, 24 Ekim 2026 · Lefkoşa

KAYITKIBRISKIBRIS'IN KAYDI✦✦KKTCKayıtKıbrıs

Güney Kıbrıs

Kombos: Türkiye-Libya mutabakatında Yunanistan'la tam dayanışma içindeyiz

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Konstandinos Kombos, Türkiye-Libya mutabakatı konusunda Atina ve Brüksel ile koordinasyon halinde olduklarını ve doğrudan etkilenen Yunanistan'ı desteklediklerini açıkladı.

Kombos: Türkiye-Libya mutabakatında Yunanistan'la tam dayanışma içindeyiz
Görsel: Wikimedia Commons (CC BY 4.0)

Kıbrıs Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Konstandinos Kombos, Dışişleri Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesinin görüşülmesi sırasında gündemdeki dış politika konularına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kombos, Türkiye-Libya mutabakatı konusunda Atina ve Brüksel ile koordinasyon halinde olduklarını, doğrudan etkilenen taraf olan Yunanistan'ı desteklediklerini söyledi. Kıbrıs Cumhuriyeti ile Yunanistan arasında Münhasır Ekonomik Bölge'nin belirlenmesine yönelik hazırlık çalışmalarının uzun süre önce yapıldığını, kararın en üst düzeyde alınacağını ancak sürece ilişkin bir takvim veremeyeceğini belirtti.

Bütçe 137,75 milyon euro

Kombos, Dışişleri Bakanlığı'nın 2027 bütçesinin 137,75 milyon euro olduğunu, bu rakamın 2026'ya göre 5,3 milyon euro (yüzde 4), Hristodulidis hükümetinin göreve geldiği 2023'e göre ise 34,9 milyon euro (yüzde 34) arttığını açıkladı. Artışın 57 yeni diplomatın istihdamına imkân tanıdığını belirten Kombos, bütçenin 118,47 milyon eurosunun cari harcamalara, 19,27 milyon eurosunun kalkınma harcamalarına ayrıldığını, cari harcamalar içinde BM Barış Gücü UNFICYP'e yapılan 18 milyon euroluk katkının da bulunduğunu kaydetti.

Kombos, bölgedeki krizlerin, Ukrayna'daki savaşın ve AB'de karışıklığa yol açan hibrit saldırıların dış politikayı etkilediğini, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bazılarının iddia ettiği gibi pasif değil aktif bir dış politika yürüttüğünü söyledi.

Türkiye'nin bölgede güçlendiğini belirten Kombos, Türkiye'nin dünya İHA pazarının yüzde 65'ini elinde tuttuğunu, Bayraktar İHA'larının 40'tan fazla ülkeye satıldığını, Türk savunma sistemlerinin satışını kolaylaştırmayı amaçlayan Mekke Anlaşması ile kültürel ve dini diplomasiye önemli kaynak ayırdığını aktardı.

Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Batı yönelimini sürdürdüğünü, ABD ile ilişkilerin en yüksek seviyede olduğunu, Fransa, İngiltere, İsrail ve Hindistan ile ilişkilerin stratejik nitelik kazandığını belirten Kombos, gelecek yıl kriz yönetimi altyapısının geliştirilmesine ağırlık verileceğini, Asya ülkeleriyle ilişkilerin derinleştirileceğini ve ASEAN ile Dostluk ve İş Birliği Anlaşması'nın kasım ayında imzalanacağını ifade etti.

ABD ile vize ve ambargo süreci

Kombos, ABD'ye vizesiz seyahat programına katılım için teknik çalışmaların tamamlandığını, ancak mevcut ABD hükümetinin programı göç politikasıyla ilişkilendirmesi ve göç akışında artışa yol açabileceği endişesiyle sürecin durdurulduğunu söyledi. İlgili verilerin ABD Dışişleri Bakanlığı'na iletildiğini, bu verilerin göç hareketlerinde veya suç oranlarında artış öngörmediğini belirtti.

ABD'nin güneye yönelik silah ambargosunun kaldırılmasına ilişkin yıllık yenileme uygulamasının uzun vadeli planlamayı zorlaştırdığını söyleyen Kombos, ambargonun beş yılda bir yenilenmesini ve kalıcı kaldırılmasını öngören iki yasa tasarısının ABD Kongresi'nde bulunduğunu belirtti.

İsrail'e yönelik AB yaptırımları konusunda Avrupa Komisyonu içinde görüş ayrılığı bulunduğu için henüz bir teklif getirilmediğini, teklif sunulursa hangi yönde oy kullanılacağına ilişkin tartışmanın şu an teorik aşamada olduğunu kaydeden Kombos, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin henüz ulusal yaptırım uygulama sistemine sahip olmadığını, bu konuda çalışıldığını ve 2027'den itibaren ulusal yaptırım uygulanmasının hedeflendiğini açıkladı.

Filistin'e yönelik tutumlarının göz ardı edildiğini düşündüklerini belirten Kombos, Filistinli yetkililerin Kıbrıs Cumhuriyeti'nin oynadığı role teşekkür ettiğini, Filistin'de seçimlerin ertelenmesi ve AB finansmanının sonlandırılması tartışmalarının sürdüğü dönemde Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas'ın güneye davet edildiğini ifade etti.

Schengen Bölgesi'yle ilgili olarak hukuki çerçevenin 10. Protokol ve Kıbrıs Cumhuriyeti'ni kontrol yapmaya mecbur kılan Yeşil Hat Tüzüğü tarafından belirlendiğini söyleyen Kombos, kontrollerin bir bölümünün güvenlik ve kimlik tespiti amacı taşıdığını, bunların sınır kontrolü sayılmaması gerektiğini belirtti. İngiliz üslerinde geçmişte coğrafi koşullarla açıklanamayacak ölçüde artan geçiş hareketleri tespit ettiklerini, üslerdeki kontrollerin kendi uyguladıkları kontroller kadar etkili olmadığı kanaatinde olduklarını söyleyen Kombos, İngiliz üsleriyle ilgili varılan anlaşmanın AB'ye bildirildiğini ve Konsey düzeyinde ele alınacağını açıkladı.

Kıbrıs'ın kaydını kaçırma

Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.

İlgili Kayıtlar