KKTC'de Batı Nil virüsü vakaları artıyor, uzman sivrisinekle mücadeleye dikkat çekti
KKTC'de Batı Nil virüsü vaka sayısının 4'e yükseldiği bildirilirken, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Siber, virüsün özellikle Culex cinsi sivrisinekler aracılığıyla bulaştığını ve kişisel korunma ile üreme alanlarının kontrolünün önemine dikkat çekti.

Güney Kıbrıs'ın ardından KKTC'de de görülen Batı Nil virüsü vaka sayısının 4'e yükseldiği bildirildi. Artan vaka sayısı, virüse karşı alınabilecek önlemleri yeniden gündeme getirdi.
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sibel Siber, Batı Nil virüsünün esas olarak enfekte sivrisineklerin insanları ısırması yoluyla bulaştığını belirtti. Siber, virüsün doğal döngüsünde başlıca taşıyıcıların kuşlar olduğunu, sivrisineklerin enfekte kuşlardan kan emerken virüsü aldığını ve daha sonra insanlara bulaştırabildiğini kaydetti. Siber, insanlara bulaşmada özellikle Culex cinsi sivrisineklerin önem taşıdığını söyledi.
Bulaşma ve belirtiler
Dr. Siber, virüsün adını 1937 yılında Uganda'nın Batı Nil Bölgesi'nde izole edilmesinden aldığını, Kıbrıs'ta ilk insan vakasının Ağustos 2016'da Larnaka'da bildirildiğini hatırlattı. Enfekte kişilerin yaklaşık yüzde 80'inde belirti görülmediğini, yaklaşık yüzde 20'sinde ise ateş, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve bazen deri döküntüsü gibi grip benzeri belirtilerin ortaya çıkabildiğini aktardı. Siber, enfeksiyonların yüzde 1'inden azında merkezi sinir sistemi tutulumu gelişebildiğini ve bu durumda menenjit, ensefalit gibi ciddi tabloların görülebildiğini, ileri yaştakiler ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde riskin daha yüksek olduğunu belirtti. Kuluçka süresinin genellikle 2-6 gün, en fazla 2-14 gün arasında değişebildiğini söyledi.
Siber, tanıda serolojik testlerin, özellikle kandaki antikorların araştırılmasının önemli olduğunu belirterek Devlet Hastanesi'nde antikor testi yapılabildiğini ifade etti.
Tedavi ve mücadele
Virüse karşı onaylanmış spesifik bir antiviral ilaç bulunmadığını belirten Siber, hafif vakalarda tedavinin dinlenme, sıvı desteği ve belirtilerin kontrolüne yönelik uygulandığını, sinir sistemi tutulumu gelişen ağır vakalarda ise hastane tedavisi gerektiğini söyledi.
Dr. Siber, mücadelede temel yaklaşımın sivrisineklerin üreme alanlarının azaltılması, popülasyonlarının kontrol edilmesi ve bireysel korunma olduğunu vurgulayarak sivrisinek yoğunluğunun arttığı yaz ve sonbahar aylarında bu önlemlerin önem kazandığını kaydetti. Siber, mücadelenin sağlık ve yerel yönetim birimlerinin koordinasyonunu gerektirdiğini belirterek Kıbrıs'ın 1940'lı yıllarda yürüttüğü sıtma mücadelesini örnek gösterdi. Ada, bu mücadele sonucunda 1949 yılında sıtmadan arındırılmıştı.
Kıbrıs'ın kaydını kaçırma
Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.
İlgili Kayıtlar
UKÜ'den Batı Nil Virüsü için bilimsel izleme çağrısı
Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi, Batı Nil Virüsü riskinin erken tespiti için bilimsel temelli sivrisinek ve vaka izlemesinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Düşük karbonhidrattan yükseğe geçiş bağışıklık sistemini etkiliyor
New York Üniversitesi Langone Health araştırmacılarının 54 yetişkin üzerinde yaptığı çalışma, düşük karbonhidratlı diyetten sonra karbonhidrat tüketiminin artırılmasının, tüketilen karbonhidratın türüne bağlı olarak bağışıklık sistemini farklı şekillerde etkileyebildiğini gösterdi.

Gece ışığına maruz kalmanın kalp sağlığına etkisi araştırıldı
European Heart Journal'da yayımlanan araştırmaya göre, uyku sırasında ışığa maruz kalmak kalbin yapısında ve işlevinde olumsuz değişikliklere yol açabiliyor.

KTTB ve KTÖS'ten Batı Nil virüsü konusunda bilgilendirici broşür
Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ile Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası, Batı Nil virüsüne karşı farkındalığı artırmak amacıyla ortak bir bilgilendirme broşürü hazırladı.
