Salı, 27 Ekim 2026 · Lefkoşa

KAYITKIBRISKIBRIS'IN KAYDI✦✦KKTCKayıtKıbrıs

Sağlık

Meme kanseri görülme yaşı 40-49 aralığına geriledi

Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı, meme kanserinin yüzde 90-95 oranında çevresel faktörler değiştirilerek önlenebileceğini söyledi.

Meme kanseri görülme yaşı 40-49 aralığına geriledi

Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı, meme kanserinin kadınlarda görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer aldığını belirtti. 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı kapsamında Türk Ajansı Kıbrıs'a açıklama yapan Serakıncı, erken tanı, genetik testler, risk faktörleri ve kişiye özel tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi.

Meme kanserinin hem kadınlarda hem erkeklerde görülebildiğini ancak vakaların yüzde 99'unun kadın olduğunu belirten Serakıncı, "kadın olmak en temel risk faktörüdür" dedi. Yaş ilerledikçe görülme sıklığının arttığını, dünya genelinde vakaların 50-70 yaş arasında yoğunlaştığını ancak Türkiye ve bölgedeki akademik çalışmaların bu yaş aralığının 40-49'a kadar gerilediğini gösterdiğini kaydetti.

Çevresel faktörler değiştirilerek korunmak mümkün

Meme kanserinin yalnızca yüzde 5 ila 10'unun kalıtsal mutasyonlardan kaynaklandığını vurgulayan Serakıncı, "Genetik yatkınlığa sahip olmak kader değil. Çevresel faktörleri ve yaşam alışkanlıklarını değiştirerek kanserden yüzde 90-95 oranında korunmak mümkündür" dedi.

Obezite, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam, uzun süreli hormona maruz kalma ve radyasyonun başlıca risk faktörleri olduğunu belirten Serakıncı, kilo kontrolü, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin riski azaltmada en etkili yöntemler olduğunu söyledi. Hastalığın genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle geliştiğini, erken adet görme, menopoza geç girme ve doğum yapmamanın hormonal risk faktörleri arasında yer aldığını ifade etti.

Kişiye özel ve hedefe yönelik tedavilerin devreye girdiğini, genetik tanı sayesinde kanserli dokuya özel çözümler üretilebildiğini anlatan Serakıncı, bu sayede ileri evre hastalarında dahi kanserin kronik bir hastalık gibi kontrol altında tutulabildiğini ve yaşam süresinin uzadığını kaydetti.

Genetik testlerin toplumdaki her birey için rutin bir uygulama olmadığını vurgulayan Serakıncı, rastgele yapılan testlerin kafa karışıklığına ve gereksiz kaygıya yol açabileceğini belirtti. Genetik testlerin, ailesinde genç yaşta veya birden fazla kişide kanser öyküsü bulunanlara, erkeklerde meme kanseri gibi nadir vakalara ve doktoru tarafından akıllı ilaç tedavisi uygun görülen hastalara yapılması gerektiğini söyledi.

Kıbrıs'ın kaydını kaçırma

Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.

İlgili Kayıtlar