Meme kanseri görülme yaşı 40-49 aralığına geriledi
Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı, meme kanserinin yüzde 90-95 oranında çevresel faktörler değiştirilerek önlenebileceğini söyledi.

Cumhurbaşkanlığı Sağlık Danışmanı Prof. Dr. Nedime Serakıncı, meme kanserinin kadınlarda görülen kanser türleri arasında ilk sırada yer aldığını belirtti. 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı kapsamında Türk Ajansı Kıbrıs'a açıklama yapan Serakıncı, erken tanı, genetik testler, risk faktörleri ve kişiye özel tedavi yöntemlerine ilişkin bilgi verdi.
Meme kanserinin hem kadınlarda hem erkeklerde görülebildiğini ancak vakaların yüzde 99'unun kadın olduğunu belirten Serakıncı, "kadın olmak en temel risk faktörüdür" dedi. Yaş ilerledikçe görülme sıklığının arttığını, dünya genelinde vakaların 50-70 yaş arasında yoğunlaştığını ancak Türkiye ve bölgedeki akademik çalışmaların bu yaş aralığının 40-49'a kadar gerilediğini gösterdiğini kaydetti.
Çevresel faktörler değiştirilerek korunmak mümkün
Meme kanserinin yalnızca yüzde 5 ila 10'unun kalıtsal mutasyonlardan kaynaklandığını vurgulayan Serakıncı, "Genetik yatkınlığa sahip olmak kader değil. Çevresel faktörleri ve yaşam alışkanlıklarını değiştirerek kanserden yüzde 90-95 oranında korunmak mümkündür" dedi.
Obezite, sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam, uzun süreli hormona maruz kalma ve radyasyonun başlıca risk faktörleri olduğunu belirten Serakıncı, kilo kontrolü, sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin riski azaltmada en etkili yöntemler olduğunu söyledi. Hastalığın genetik, hormonal ve çevresel faktörlerin bir araya gelmesiyle geliştiğini, erken adet görme, menopoza geç girme ve doğum yapmamanın hormonal risk faktörleri arasında yer aldığını ifade etti.
Kişiye özel ve hedefe yönelik tedavilerin devreye girdiğini, genetik tanı sayesinde kanserli dokuya özel çözümler üretilebildiğini anlatan Serakıncı, bu sayede ileri evre hastalarında dahi kanserin kronik bir hastalık gibi kontrol altında tutulabildiğini ve yaşam süresinin uzadığını kaydetti.
Genetik testlerin toplumdaki her birey için rutin bir uygulama olmadığını vurgulayan Serakıncı, rastgele yapılan testlerin kafa karışıklığına ve gereksiz kaygıya yol açabileceğini belirtti. Genetik testlerin, ailesinde genç yaşta veya birden fazla kişide kanser öyküsü bulunanlara, erkeklerde meme kanseri gibi nadir vakalara ve doktoru tarafından akıllı ilaç tedavisi uygun görülen hastalara yapılması gerektiğini söyledi.
Kıbrıs'ın kaydını kaçırma
Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.
İlgili Kayıtlar
DAÜ'den meme kanseri uyarısı: Akdeniz tipi beslenme riski azaltabilir
DAÜ Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Gözde Okburan, meme kanseri riskinde yaş ve genetik gibi değiştirilemez faktörlerin yanı sıra vücut ağırlığı ve beslenme düzeninin de etkili olduğunu belirtti. Okburan, Akdeniz tipi beslenmenin riski azaltabileceğine dair bilimsel kanıtlara dikkat çekti.

Prof. Dr. Ergören: Kanser Kayıt Merkezi'nde sadece bir eleman çalışıyor
YDÜ Hastanesi Tıbbi Genetik Tanı Laboratuvarı Sorumlusu Prof. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, kanserin Kıbrıs'ın kuzeyinde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek Kanser Kayıt Merkezi'nin yalnızca bir elemanla çalıştığını ve 2023-2024 verilerinin kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

KHYD Başkanı Kanlıada: Erken teşhis meme kanserinde hayat kurtarıyor
Kanser Hastalarına Yardım Derneği, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği basın toplantısında erken teşhisin tedavi başarı oranını yüzde 95'e çıkardığını belirtti.

CTP'li Besim: Hasta hakları yasal güvenceye kavuşturulmalı
CTP Milletvekili Filiz Besim, 26 Ekim Dünya Hasta Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, hasta haklarının kurumların iyi niyetine bırakılamayacağını belirterek Avrupa standartlarında bir Hasta Hakları Yasası çıkarılması çağrısında bulundu.
