DAÜ'den meme kanseri uyarısı: Akdeniz tipi beslenme riski azaltabilir
DAÜ Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Gözde Okburan, meme kanseri riskinde yaş ve genetik gibi değiştirilemez faktörlerin yanı sıra vücut ağırlığı ve beslenme düzeninin de etkili olduğunu belirtti. Okburan, Akdeniz tipi beslenmenin riski azaltabileceğine dair bilimsel kanıtlara dikkat çekti.

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Gözde Okburan, meme kanseri ile beslenme arasındaki ilişkiye dair değerlendirmelerde bulundu.
Okburan, Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın verilerine göre 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 2,3 milyon kadına meme kanseri tanısı konulduğunu aktardı. KKTC Sağlık Bakanlığı'nın 2019 ve 2020 verilerine göre ise ülkede kadınlarda görülen kanser vakaları arasında meme kanserinin ilk sırada yer aldığını belirtti.
Fazla kilo ve hormon ilişkisi
Okburan, yaş, genetik yatkınlık ve hormonal özellikler gibi değiştirilemeyen faktörlerin yanında vücut ağırlığının da riski etkilediğini söyledi. Menopoz sonrası dönemde yağ dokusunun östrojen üretiminin önemli kaynaklarından biri hâline geldiğini, vücut yağındaki artışın hormonal dengeyi bozup kronik iltihaplanmayı artırabileceğini ve bunun meme kanseri riskiyle ilişkilendirildiğini vurguladı.
Akdeniz tipi beslenmeye dikkat çekti
Okburan'a göre sebze, meyve, tam tahıl, kuru baklagil, kuruyemiş ve zeytinyağı ağırlıklı; kırmızı et ve aşırı işlenmiş gıdaların sınırlı tüketildiği Akdeniz tipi beslenme, meme kanseri riskini azaltabilecek modeller arasında öne çıkıyor. Örnek olarak 2017 yılında International Journal of Cancer dergisinde yayımlanan bir araştırmayı aktaran Okburan, Hollanda'da 55-69 yaş aralığındaki 62 binden fazla kadının yaklaşık 20 yıl izlendiği çalışmada, Akdeniz tipi beslenmeye yüksek uyum gösteren menopoz sonrası kadınlarda östrojen reseptörü negatif meme kanseri riskinin yaklaşık yüzde 40 daha düşük bulunduğunu söyledi. Aynı araştırmada toplam meme kanseri ve östrojen reseptörü pozitif meme kanseri açısından anlamlı bir ilişki saptanmadığını ekledi.
Okburan, Dünya Kanser Araştırma Fonu'nun 2025 yılında yayımladığı değerlendirmenin de sağlıklı vücut ağırlığının korunması, fiziksel aktivitenin artırılması, sebze-meyve ve posa açısından zengin beslenme ile kırmızı/işlenmiş et ve şekerli içeceklerin sınırlandırılmasının bir bütün olarak uygulanmasının meme kanseri riskini azaltabileceğine dair güçlü kanıtlar sunduğunu belirtti.
Okburan açıklamasını, tek bir besinin kanseri önlediği iddiasının bilimsel kanıtların ötesine geçtiğini, asıl olanın dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak olduğunu söyleyerek tamamladı.
Kıbrıs'ın kaydını kaçırma
Her gün bir "Kıbrıs'ın Hikâyesi", son dakika ve günün özeti — takipte kal.
İlgili Kayıtlar
Prof. Dr. Ergören: Kanser Kayıt Merkezi'nde sadece bir eleman çalışıyor
YDÜ Hastanesi Tıbbi Genetik Tanı Laboratuvarı Sorumlusu Prof. Dr. Mahmut Çerkez Ergören, kanserin Kıbrıs'ın kuzeyinde önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu belirterek Kanser Kayıt Merkezi'nin yalnızca bir elemanla çalıştığını ve 2023-2024 verilerinin kamuoyuna açıklanmadığını söyledi.

KHYD Başkanı Kanlıada: Erken teşhis meme kanserinde hayat kurtarıyor
Kanser Hastalarına Yardım Derneği, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlediği basın toplantısında erken teşhisin tedavi başarı oranını yüzde 95'e çıkardığını belirtti.

18 Ekim Dünya Menopoz Günü: Uzmandan menopoz hakkında bilgilendirme
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Mürüde Çakartaş Dağdelen, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü dolayısıyla menopozun bir hastalık değil doğal bir yaşam evresi olduğunu belirtti.

Uzman Dr. Bozgeyik: 'Her sakarlık dispraksi değildir'
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Kasım Bozgeyik, 12-18 Ekim Dispraksi Farkındalık Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, çocuklardaki sürekli beceriksizlik belirtilerinin dispraksinin habercisi olabileceğini belirtti. Bozgeyik, ailelere çocukları 'tembel' veya 'beceriksiz' gibi ifadelerle yaftalamamaları uyarısında bulundu.
