Uzman: Obezitede hedef sadece kilo vermek değil, metabolik sağlık olmalı
Karadeniz Teknik Üniversitesi'nden Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Kaan Kurt, obezite yönetiminde kalıcı başarının yalnızca kilo kaybına odaklanmakla değil, vücudun genel sağlık süreçlerinin desteklenmesiyle mümkün olduğunu belirtti.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Abdullah Kaan Kurt, obezite değerlendirmesinde yalnızca tartıdaki rakamlara odaklanmanın yeterli olmadığını söyledi. Kurt, bireyin sağlık geçmişi, günlük yaşam alışkanlıkları ve vücudunun genel işleyişinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Kilo artışının enerji kullanımı, hormonların işleyişi, uyku düzeni ve stres yanıtı gibi birçok sürecin etkisiyle ortaya çıkabildiğini aktaran Kurt, kalıcı başarının yalnızca kilo kaybını hedeflemekten ziyade sağlığı etkileyen süreçlerin yeniden uyum içinde çalışmasına katkı sağlamakla mümkün olduğunu belirtti.
Kişiye özel ve sürdürülebilir yaklaşım şart
Kurt, vücudun sağlıklı çalışabilmesi için enerji üretimi, kas dokusunun korunması, iştah ve tokluk mekanizmalarının düzenlenmesi, bağırsak fonksiyonları, uyku düzeni ve stres yönetimi gibi sistemlerin dengeli işlemesi gerektiğini söyledi. Bu sistemlerin birbiriyle sürekli etkileşim halinde olduğunu ve bir alandaki değişikliğin zamanla diğer alanları da etkileyebileceğini ifade etti.
Beslenme, fiziksel aktivite ve yeterli sıvı tüketiminin obeziteyle mücadelede temel unsurlar arasında yer aldığını dile getiren Kurt, bu unsurların bireyin yaşam koşullarına uygun ve sürdürülebilir şekilde planlanmasının önemine dikkat çekti. Gerekli durumlarda vitamin, mineral ve diğer besin öğeleri düzeylerinin değerlendirilmesinin de sürecin bir parçası olduğunu belirten Kurt, bilinçsiz takviye kullanımının teşvik edilmemesi, tespit edilen eksikliklerin ise bilimsel veriler doğrultusunda giderilmesi gerektiğini kaydetti.
Obezite yönetimindeki hedefin yalnızca kilo vermek olmadığını yineleyen Kurt, metabolik sağlığın iyileştirilmesi, kas kütlesinin korunması, kronik hastalık riskinin azaltılması, günlük enerji düzeyinin artırılması ve yaşam kalitesinin desteklenmesinin önemli kazanımlar olduğunu söyledi. Her bireyin sağlık durumunun farklı olduğuna işaret eden Kurt, kısa süreli ve standart çözümler yerine bilimsel temellere dayanan, kişiye özel ve sürdürülebilir yaklaşımların benimsenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
İlgili Kayıtlar
110 yaşını geçenlerde ortak nokta: Kanlarında nadir T hücreleri bulundu
Osaka Üniversitesi araştırmacıları, 110 yaş ve üzerindeki 'süper yaşlı' bireylerin kanında nadir görülen CD4 CTL hücrelerinin oranının belirgin şekilde yüksek olduğunu tespit etti.
Uzman: Bel çevresindeki yağlanma testosteron düzeyini düşürebilir
Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, fazla kilo ve özellikle karın bölgesindeki yağlanmanın testosteron düzeylerini olumsuz etkileyebileceğini belirtti.
Yapay zeka ile organların farklı hızlarda yaşlandığı belirlendi
Avusturya'da yapılan araştırmada geliştirilen yapay zeka destekli 'doku saatleri', insan organlarının biyolojik yaşının kronolojik yaştan farklı hızlarda ilerleyebildiğini gösterdi.
Güçlü uyluk kasları uzun ömürle ilişkilendirildi
25 bin katılımcıyı kapsayan bir meta-analize göre uyluk çevresindeki her 5 santimetrelik artış, ölüm riskini yüzde 18 azaltıyor. Uzmanlar kas kütlesinin sağlık ve uzun ömürle güçlü bir bağlantısı olduğunu belirtiyor.
Reklam
Bu alan markanız için ayrıldı — reklam@kayitkibris.com